Bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesi; değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesi elbette mümkün değildir; bu doğru da sağlıklı da değildir.

Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz, esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir.

Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşmuştur.

Farklılıklarımızı bir ayrışma vasıtası olarak kullanmak isteyenlere karşı milletimiz tek yürek olup her seferinde gereken cevabı vermiştir.

Siyasetin farklarımızı, renklerimizi, çeşitliliğimizi bir ayrıştırma, yani kutuplaştırma vasıtası olarak kullanması, en başta siyasetin fıtratına aykırıdır.

Siyasi partiler arasında tabii ki rekabet olacaktır, yarış olacaktır, belli sınırlar dâhilinde çekişme de olacaktır.

Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi, siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır.