Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği, şehir hastanelerimizdir.

Milletimizin “yapandan Allah razı olsun” dediği bu hastaneler, maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu.

“İsraf” dediler, “bu hastanelere ne gerek var” dediler, “sağlık sistemine hançer vuruyorlar” dediler…

Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi “büyük” diye eleştirdiler.

“Ne gerek var” dedikleri şehir hastaneleri, bilhassa yüzyılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar üstlendi.

Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı.

O zor günleri sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakârlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk.

Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner, ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı.

Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda “iyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz” diyoruz.

“Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız” diyoruz.